Tanrıyla münasebetimiz ilk kez o akşam başladı...
O akşam ki çocukluğumun yitirildiği tek günün şahidi...Melek oldu dediler, tanrıyı suçlu göstermek istercesine yığınla saçmalığa şahit oldum akan gözyaşlarımın arasından.
Melek olmak için bile o kadar güzeldi ki, o kadar temizdi ki, parmaklarında bilyeleri bile tutamıyordu doğru düzgün... çok küçüktü daha, çok küçüktük!
Ne o ölüme hazırdı, ne de ben onun yokluğuna.. Bir veda bile edemeden ayrıldı benden, ayırdılar!
Oysa daha yapacak o kadar çok şeyimiz vardı ki. Koltuktan bozma uzay aracımızla dünyayı kurtaracaktık mesela... Ama izin vermedi aptal bir arabanın bir o kadar aptal sürücüsü. Suçsuzdu... Kazadan sonra gaz pedalının yanından çıkan içkileri içen de o değildi zaten! İki gün yoğun bakımda kalmış... Bense bu iki gün boyunca teyzemde, annemden babamdan "iyileşiyor!" haberlerini alarak geçirdim. Fakat o kadar küçüktü ki kalbi, dayanamamış... Ve iyileşmesini beklerken birden acıdı sol yanım.. inanmadım, hani iyileşiyordu? öyle demişlerdi!
İlk kez o an başladım içimde kötü hisler beslemeye, ilk kez o an sevgi bulutları kayboldu istümden, ilk kez o an tanıdım nefreti!
Dostumdu, kardeşimdi, ailemdi ve ben ailemi kaybetmiştim!
Soğudum herşeyden, soğutuldum. Bir yıl boyunca sadece ülke adı sandığımız kabristana, yağmur, çamur, kar, güneş demeden yanına gittim... Bir şekilde birlikte olmalıydık çünkü! Her gece mektup yazıp, sabah mezarına bırakıyordum.Babamsa beni eve bıraktıktan sonra tekrar mezarlığa dönüp mektubu alıyor, ertesi sabah olduğunda ise "bak okumuş" diyerek beni avutuyordu. Her gün ağladım, her geçen gün ölüm haberini aldığım günü hatırlayarak büyüttüm içimde kini, öfkeyi.
Sorunlu bir çocuk olmaya başlamıştım. Tırnak yiyordum, olur olmadık şeylerde ağlıyor,gülüyordum. 1 sene sonunda durumumdan endişelenen ailem sayesinde psikoterapi evreleriyle tanıştım. Sacma geliyordu bana herşey artık...
Güçlendim, o günden sonra en fazla bir veya iki defa ağlamışımdır. Hiçbir ölümde, ayrılıkta,birleşmede, hastalıkta tek bir tepkim bile olmadı... Kanser belası bile ailemdeyken, ben tek bir gözyaşı damlası dökemedim! O kadar karanlık ki bir yanım o yokken. Hala gelicek ve dünyayı kurtarıcaz diyorum... Fakat o kadar yabancıyım ki artık kardeşliğe, dostluğa, mutluluğa uzaylıyım artık! ve gelmezse eğer kurtarmaktan çok fethedeceğim dünyayı!
Dedim ya: kardeşimdi,dostumdu, ailemdi ve ben ailemi kaybettim...
Elbet birgün bir yerlerde mutlaka karşılaşacağız ve o gün geldiğinde ataride beni yenmene izin vereceğim dostum..:)
Kalbimdeki tek uzay gemisi senin... Huzur içinde yat.
6 Şubat 2010 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder